EĞİTİM FELSEFEMİZ

Eğitim felsefemiz; çocuk odaklı ve çocuk yapılandırmacı, bilim ve sanatın iç içe geçerek öğrenme sürecinin geliştiği proje tabanlı bir pedagojik yaklaşımı esas alıyor. Çocukları ve öğretmenlerimizi bu yaklaşıma alıştırırken bol bol atölyeler düzenleyip etkinliklerimize de aynı şekilde devam edeceğiz. Yani bir yandan şimdiki düzenimizi koruyacağız, öte yandan çocuklara daha çok uyaran vererek onların bilişsel, dil, motor, sosyal ve duygusal gelişimlerine daha fazla odaklanacağız. Her çocukta var olan, merak duygusunu, öğrenme becerisini, araştırma isteğini, yaratıcılığını ve 100 dilini kaybetmeden kim oldukları, neler yapabilecekleri konusunda güçlü bir bilinç kazanmalarını hedefliyoruz. Bunu yaparken MEB 2013 Okul Öncesi Eğitim Programı’ndan faydalanıyoruz.
Bizim için her çocuk bir başkahraman ve kendi bilgisini yapılandırabilecek yetilere sahiptir. Çünkü çocuk meraklıdır, sosyaldir ve oyun oynarken öğrenebilir. “Çocuğun 100 Dili” vardır, yani çocuk çok çeşitli dillerle iletişime geçebilir. Projeler boyunca çocuklar meraklarını takip ederek, oyunlarının içinde daha fazla derinlemesine araştırma yapar, dener, üretir, hayatı her yönüyle tam da hayatın içinde yaşayarak, kalıcı bilgiler edinerek öğrenirler ve bunu kendi “dilleri”yle açığa çıkararak bize gösterirler.
Öğretmen “çocukla beraber öğrenen” ve araştıran rolünde de olduğunun farkında olarak çocukları gözlemler. Aynı zamanda çocuğun bir arkadaşıdır, onun bilgiye ulaşmasını sağlamak için ona rehberlik yapar, uygun fiziksel ve sosyal çevreyi hazırlar, çocuğu dinler ve çocuğun keyifle keşfedip öğrenme sürecinde onu her an destekler.
       
Çocukların bilişsel, duygusal ve sosyal zekalarını geliştirmek amacıyla yaşadıkları çevredeki doğal malzemelerden geri dönüşüm materyallerine, yapılandırılmamış ahşap oyuncaklardan teknolojik materyallere ve sanat materyallerine, günümüz eğitim ihtiyaçlarına uygun geniş bir materyal tercihimiz bulunuyor. Çocuklar birbirinden bağımsız gibi görünen materyalleri bir araya getirince nasıl anlamlı bir bütün oluşturduğunu ve ortaya değerli bir ürün çıkabileceğini açıkça görürler. Tüketen rolünden sıyrılıp “üreten” rolünde olduklarında ve duygusal ve sosyal becerileri geliştirildiğinde çocuklar yalnızca bilgi ve ürün değil; hayal, değer ve sorunlara çözüm üretmede de aktif rol üstlenirler, bireysel başarılarının yanında arkadaşlarıyla uyum içinde grup çalışmaları yaparak da öğrenme sürecini başlatırlar.

Araştırmalara göre akademik bilgi, entelektüel becerileri kazanan çocuğun kendi merakıyla doğal olarak ve daha kolaylıkla edinebileceği bir hal alır. Bu nedenle felsefemizde okul öncesi çağdaki çocuğun ilk olarak entelektüel gelişimi ön plandadır. Çocuk öncelikli olarak merakının peşinden gitmesi, araştırması, soru sorması, sorgulaması, hipotezler üretip onları denemesi, keşfetmesi ve bilgiyi yapılandırması için teşvik edilir. Bu sayede çocuk öğrenmeyi öğrenir. Böylelikle kendine güvenen çocuk, belirlenen seviyesinden ileri olan bilgileri dahi istediği an edinebilir.

Çocuklara güvenmek, onlara inanmak ve onları “ama”sız dinlemek üzerine oluşturduğumuz felsefemizle çıktığımız eğitim yolculuğumuzda sizleri de aramızda görmekten mutluluk duyacağız.

 

 

0216 417 03 12
İDEALTEPE MAH. NAMIK KEMAL CAD. NO:10 İDEALTEPE /MALTEPE